|
|
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Yazar |
: Ekrem YAMAN (Vali Yar) |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 393 |
Tarih |
: 24 Kasım 2009 14:11 |
1982 yılından beri her yıl 24 Kasım gününü “Öğretmenler Günü “olarak kutlamaktayız. Bizler için, anne ve babamızdan sonra üzerimizde en çok emeği olan öğretmenlerimizden okumayı, yazmayı, hesap yapmayı onların sayesinde öğreniyoruz. İlkokula başladığımız ilk günden itibaren, bize yol gösteren, bizi eğiten, okutan öğretmenlerimiz, daima saygıyla anmak mecburiyetinde olduğumuz kişilerdir. A-Öğretmen Kimdir? “Bir öğretmen ebediyete hükmeden insandır. Tesirlerinin nerede biteceği asla bilinemez”(3) Servetini, düşüncesini ve sözlerini başkalarının iyiliği için harcayan boşuna yaşamış sayılmaz “Gönül gözü ile bakanlara çıra gerekmez, onlar karanlıkta da görürler” diyen Mevlâna âdeta öğretmeni tarif ederken “Bilmediğin şeyi sor; sorma zilleti, bilme şerefine giden yolda kılavuzundur.” diyen Sadi öğrenmede ölçüyü ortaya koyuyor. Dünyayı idare eden fikirler değil kuvvettir, fakat kuvvete yerini kaybettiren her zaman fikirlerdir. “Öğretmen kandile benzer. Kendini tüketerek başkalarına ışık verir.”(4) “İyi bir öğretmen kendisini yavaş yavaş gereksiz yapabilen biridir.” (5)
B- Cehalet Bugün yarının dünü olacağına göre, bugün, yarın, dünden memnun olacak şekilde hareket etmeliyiz… Dünyada en korkunç şey cehaletin harekete geçmesidir. İnsanoğlu sadece üstünü ve evini süslemekle uğraşırsa içini süslemekten mahrum kalır. “Fırsat herkesin ayağına gelir, ama fırsatı değerlendiren azdır.”(6) Bir ülke ve milletin geleceği hakkında fikir yürütmek istiyorsanız, ülke ve milletin bugünkü nesline bakmanız gerekir. Yani neslin eğitim seviyesi bu konuda önemli bir kıstastır. “Eğitim görmekle görmemek, ölülerle diriler arasındaki fark kadardır.”diyen Aristo ne kadar haklıdır. (7) C-Eğitim “Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, çağır. Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.”diyen Mehmet Akif hayatın gayesini tarif ediyor. Şairin dediği gibi; “Öyle bir ömür geçir ki olsun Mevtin sana hande, halka matem” ölçüsü ne güzel ölçüdür. Başkasına faydamız olmuyorsa bari zararımız dokunmamalıdır. Başkasını ıslah etmek isteyen evvelâ kendisini ıslah etmelidir. Bildiğini bilenin arkasından gitmek kazançtır. Bilindiği gibi “terbiye ana dizinde başlar; her söylenilen kelime çocuğun kişiliğine konan bir tuğladır. “ (8) Öğretmen bu kişiliğin gelişimini sağlayan mimardır. Ç - Çocuk Eğitimi “Bizim adam olabilmemiz için çocuklarımızı okutmaktan, asrın icabına göre terbiye etmekten başka çare yoktur. Kendimiz ister okumuş, ister okumamış, ister iyi terbiye görmüş, ister görmemiş olalım, artık maziye karışmış sayılacağımız için bugün düşüneceğimiz bir şey varsa, o da istikbaldir, evlâtlarımızdır. Çocuklarımıza kendi terbiyemizi vermeye kalkışarak cinayet işlemiş oluruz. Hz. Ali (R.A) diyor ki, “ ciğerparelerinize yalnız kendi terbiyenizi giydirmeye çalışmayınız. İyice hatırınızda olsun ki, onlar sizin yaşamakta olduğunuz zamandan başka bir zaman için yaratılmışlardır.”(9) Çocuklukta öğrenilen şey taşa kazınılan levha gibidir. Çocukların öğütten çok iyi örneklere ihtiyaçları vardır. Çocuklarımızın kritikten çok iyi örneğe ihtiyacı vardır. “ Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen, gayretli insanlara aittir.” diyen Çiçero asırlar öncesinden çocuk eğitiminde öğretmenin önemini haykırır gibidir. D- Öğretmenin Eseri Toplum içinde “İlim fidanını diken şeref ve şöhret meyvesini toplar.”(10) İnsan yalnız eseriyle konuşmalıdır. “Kâmil odur ki, koya her yerde bir eser; Eseri olmayanın yerinde yelken eser. “ Diyen Hz. Hadimi dünyada kalıcı olmanın kıstasına işaret etmektedir. “Düne dair ne varsa Dünde kaldı cancağızım Bugün yeni bir gün Yeni şeyler söylemek lâzım …” Diyen Mevlâna öğretmenin yenilikçi yanına temas etmektedir. Öldükten sonra yaşamak isteyen ölmez bir eser bırakmalıdır“Devlet adamları, gelir geçerler. Milletlerin hayatında izleri payidar olan, muallimlerin elleridir.” (11) “Dünyada her şeye kıymet biçilebilir. Ama öğretmenin eserine kıymet biçilemez.” (12) diyen Sokrates öğretmenin eserinin değerini ifade ederken Seneca da genç öğretmenlere adetâ öğüt verir gibi konuşur:” İnsanlar öğretirken öğrenirler. E- Türkiye’ de Eğitimin İlk İki Önceliği Bilindiği gibi tenkit akıllı insanları güçlendirir, ahmakları ise öfkelendirir. “Neylersin ölüm herkesin başında, Uyudun uyanamadan olacak, Kim bilir? Nerede, nasıl, kaç yaşında, Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.” Diyen şair vicdan adı verilen İlâhî kavramı kalbinde canlı tutmaya gayret edenlere dünyanın hizmet durağı olduğunu hatırlatıyor ve çalışmaya teşvik ediyor. Gelişen ve modernleşen Türkiye'mizde eğitimin yaygınlaştırılması ve kalitesinin yükseltilmesi önde gelen iki önceliğimizden birisidir. Eğitimin sadece okullarla sınırlı kalmaması hayatımızın her sahasına yayılması ayrı bir hedefimiz olmalıdır. F- İnsanda Kıymet Ölçüsü “İnsanda kıymet ölçüsü mesleğinde başladığı nokta ile vardığı nokta arasındaki mesafedir” diyen şair Mithat Cemal’ in sözünü Hadis’ in şu hükmü destekliyor:” Küçüklükte öğrenilenler taş üzerine yazılan yazı, büyüklükte öğrenilenler buz üzerine yazılan yazı gibidir.” Okumadan tekâmül etmek isteyene şaşarım” diyen İbn-i Mübarek tekâmülün yolunun ilimden geçtiğini belirtiyor. Bir dane-i hakikat bir harman yalanı yakmaya yettiğine göre hakikati ehlinden öğrenmeliyiz “Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur ve tartışır.” O halde hedef büyük beyinler yetiştirmek olmalıdır. Ekrem YAMAN Antalya Vali Yardımcısı DİPNOTLARI 1- Necdet EROĞLU Milli ve Belirli Günler ve Haftalar, Gondaş yayınları, İstanbul, s.65. 2- M. Kemal ATATÜRK’ ten nakleden Öğretmenim Dergisi, Özel Sayı, 24 Kasım 1981, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü yayını, s.55. 3- Henry Adams ‘dan nakleden Bilal EREN, Güzel Sözler Antolojisi, 2. Baskı, İstanbul, Ziya Ofset, 1997, s. 246. 4- Rufini 5- Thomes J. Carruthers 6- Bulwer Lytton 7- Sabahat EMİR, Atasözleri ve Özdeyişler, İstanbul, Gülen Ofset, 1989, s. 230. 8- Hosea Ballov 9- Mehmet Akif Ersoy 10- Ömer bin Abdülaziz 11- İsmet İNÖNÜ 12 Bilal EREN, Güzel Sözler Antolojisi, 2.Baskı, İstanbul, Ziya Ofset, 1997, s. 246. DİPNOTLARI 1- Necdet EROĞLU Milli, ve Belirli Günler ve Haftalar, Gondaş yayınları, İstanbul, s.65. 2- M. Kemal ATATÜRK’ ten nakleden Öğretmenim Dergisi, Özel Sayı, 24 Kasım 1981, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü yayını, s.55. 3- Henry Adams ‘dan nakleden Bilal EREN, Güzel Sözler Antolojisi, 2. Baskı, İstanbul, Ziya Ofset, 1997, s. 246. 4- Rufini 5- Thomes J. Carruthers 6- Bulwer Lytton 7- Sabahat EMİR, Atasözleri ve Özdeyişler, İstanbul, Gülen Ofset, 1989, s. 230. 8- Hosea Ballov 9- Mehmet Âkif Ersoy 10- Ömer bin Abdülâziz 11- İsmet İNÖNÜ 12 - Bilal EREN, Güzel Sözler Antolojisi, 2.Baskı, İstanbul, Ziya Ofset, 1997, s. 246.
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
|
|
|
|
Son Dakika Haberleri
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar
|